Kayıtlar

Türkiye Ekonomisi Nasıl Nefes Alacak?

  Yılın son çeyreğine doğru küresel ekonomide ‘risklerin aşağı yönlü’ olduğunu, uluslararası ekonomik kuruluşların raporlarında yer alıyor. Bu yönelmenin mali politikalarla jeopolitik risklerden kaynaklandığı da konunun uzmanları tarafından kabul ediliyor. Türkiye gerek sosyo-kültürel ve gerekse bulunduğu konumun gereği olarak tüm gelişmelerden etkilenmektedir. Her ne kadar yılın ilk yarısı oldukça başarılı  (büyüme, ihracat, cari açık vb.) sonuçlar alınmış da olsa yılın son çeyreği ve yıllık olarak fazla umutlu olabilmek çok zor. Örneğin 2024 yılının ilk günlerinde %5 olarak belirlenen ‘büyüme tahmini’ son IMF raporunda %3’e kadar geriledi. ilk dokuz ayın 1 trilyon TL’yi aşan bütçe açığı ise ayrı bir sorun oluşturuyor. Öyle ki bugünlerde Meclis’e sunulan 2025 yılı Bütçe Kanunu teklifinde bir çok konuda tasarruf önlemleri yer alıyor. Bütçe’de 14.7 trilyon lira gider ve 12.8 trilyon lira gelir öngörülüyor. Bu konuda en olumlu tahmin, bütçede öngörülen bütçe açığının milli gel...

Hazine Ve Merkez Bankası 19 Mart Operasyonu Üzerine

  Uygulanan ekonomi politikasının 2025 yılında daha iyi olacağı umuduyla yıla başlayan ekonomi kurumları ve piyasalar, 19-28 Mart günlerinde ‘yüksek volatil’ bir kısa dönem yaşadı. Ancak, bu defa Hazine ve Maliye Bakanlığı, TCMB ve SPK’nin eş güdümlü müdahaleleri ve 14 Şubat günü ulaşılan 173 milyar dolarlık döviz rezervinin devreye girmesiyle, gelinen aşamada, oynaklıkta azalma ve sakinleşme gözleniyor. Küçük bir krize yönelim olarak da adlanabilecek anılan günlerde örneğin Borsa İstanbul, yüzde 7 düşüşle birkaç ‘devre kesici’yi uygulamak zorunda kaldı. Her zaman böyle ortamlarda borsanın yanısıra döviz piyasalarında benzer yönde hareketlilik yaşanmaktadır. Birkaç örnekle; Borsa İstanbul’da 21 Mart günü, gün içi dalga boyu 773 puan gibi oldukça geniş bir aralığa ulaştı. Dolar 37-38 lira aralığındaki sesizliğini bozarak 41 TL’ye yükseldi. Döviz piyasamızın ikinci aktörü euro da 44 TL’ye çıkarak tepkisini gösterdi. Para piyasasının en önemli aktörü TRLREF de aynı dönemde 40-48 bandı...

Ekonomik Krizler Ve Türkiye’nin Politikası

  Dünya Ekonomi Tarihi’nde üç büyük ‘küresel ekonomi krizi’ yaşanmıştır. Kimi iktisatçılar kriz dönemini son iki yüz yılın ya da kapitalizm döneminin en büyük ve etkili ekonomi olayı olarak tanımlamaktadır: 1.       1873 Tarım Krizi, 2.       1929 Borsa Krizi (Büyük Buhran), 3.       2008 Küresel Kredi Krizi. Anılan krizlerin en uzun sürelisi ‘Tarım Krizi’ ve en kısa sürede sona eren ise ‘2008 Küresel Kredi Krizi’dir. Fakat üç krizin arasında finansal büyüklük ve dünya ekonomisinde en yaygın olanı ise ‘Küresel Kredi Krizi’dir. Her üç krizin başladığı ve etkilendiği ekonomi Liberal ekonominin önderi Amerika Birleşik Devletleri’dir. Küresel Kredi Krizi’ni boyutu için ABD ekonomisinin yanısıra AB ülkelerini de etkilediği, kredi kuruluşları, sigorta ve yatırım kuruluşları ile bankaların batmasına neden olduğunu söylemek yeterlidir. Buna ek olarak krizin başlangıcında ABD Merkez Bankası (Fed)’nın krizin...

2024 Yılı Son Çeyrekte Ekonomi

  Türkiye Ekonomisi’ndeki son gelişmeler iktisatçıları da, siyasetçileri de şaşırtmaya devam ediyor. Kimi sektörler ve alanlarda iyileşmeler ve olumlu veriler ile güzel yorumlar yapılırken kimileri de olumsuzlukları öne sürerek karamsar tablo oluşturuyorlar. Her birinin haklı ve haksız yönleri kamuoyuna net olarak yansıtılmasa da -genelde- bir iyileşmenin varlığı da gerçek. Örneğin ekonominin dış finansal istikrarını gösteren ödemeler dengesi Ağustos ayı verileri cari açık başta olmak üzere bir çok verinin ekonominin dayanıklılığını arttırdığı gibi dezenflasyon sürecinde olumlu katkısı bulunuyor. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın açıklaması şöyle: “Türkiye Cumuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Ağustos ayı cari işlemler dengesi verilerini açıkladı. Cari denge ağustosda 4.3 milyar dolar fazla verirken , Ağustos 2019’dan bu yana en yüksek düzeyde fazla görüldü. Aynı ayda 12 aylık cari açık 11.3 milyar dolara geriledi. Temmuzda yıllık bazda cari işlemler açığı 15.1 mily...

Ekonomide Olumluya Dönüşüm Neden Ve Nasıl Engelleniyor?

Hürriyet Gazetesi’nin 17 Ağustos tarihli yayın ekinde gastronomiyle ilgili “Lezzetli Hayat” sayfalarının yazarlarından ünlü uzman Vedat Milor Eminönü’nün en iyi ve en eski kasaplarından Elmaslar Kasabı’nın sektördeki önemini vurgulayarak kapanış öyküsünü şöyle yorumluyordu: “… çılgınca rant arayışında, sosyal doku, dayanışma ve karşılıklı saygı gibi kollektivist değerlerimiz aşırı bireyciliğin insafına terk ediliyor.” Gerçekten de Türkiye Ekonomisinde ve sosyal yaşamında iyileşme çabaları -Sayın Milor’un vurguladığı gibi- ‘çılgın rant arayışına’ yenik düşmek üzere. Bu konuda resmi yetkili kurumlar (Hazine ve Merkez Bankası) ekonomiyi düzlüğe çıkarmak ve öncelikli olarak da enflasyonu düşürmek için canla başla çalışıyorlar ve önlemler alıyorlar. Ekonomi kamuoyunda sürekli eleştirilen yöneticiler -Hükümet’e rağmen- kararlılık içinde görevlerini yürütüyorlar. Ancak ekonomi ve ticaret sektörlerinin üst meslek kuruluşlarından beklenen desteği sağlamak bir yana yurttaşları da mennun edebil...

Ekonomide Durum Ve OVP Hedefleri

  Türkiye Ekonomisinin yapısı ve işleyişindeki bozulmalar nedeniyle Haziran 2023’de siyasi otorite ekonomi üst yönetimini yeniden yapılandırdı. Amaç, başta, enflasyon ve gelir dağılımı olmak üzere büyüme, cari açık, dış ticaret açığı, dış borç servisi, yabancı yatırımlar, işsizlik ve benzer temel ekonomik gösterge ile parametrelerde iyileşme ve sağlıklı bir ekonomiyi oluşturmaktı. Kimilerine göre “dengelenme” bazı çevrelere göre “dengeli büyüme” ya da “dezenflasyon ve fiyat istikrarı” olarak ifade edilen yeni sürecin içinde tüm ekonomik alanlar yer alıyordu. Reform alanları olarak da ifade edilen bu dönemin yönetimi de yenilendi. Önce eski bir plancı olan (Kalkınma Bakanlığı yapmıştı.) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Hazine ve Maliye Bakanı ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı ve yardımcıları atandılar. Hazine ve Maliye Bakanı ile TCMB’nın yeni üst yönetimi uluslararası finans çevrelerinde deneyimli ve tanınan kişilerdir. TCMB Başkan yardımcı...

Türkiye'de Son Dönem Ekonomi Yönetimi ve Politikaları

Türkiye’de 2001-2024 yıllarında yaşanan ekonomi yönetimleri ve politikaları açıklaması zor ama anlamlı sonuçlar içermektedir. 2001 Bankacılık krizi ve hızlı çözümü dönemin siyasal iktidarının beklemediği kadar başarılı olmuştur. ABD’den gelen Kemal Derviş’in uygulamaya koyduğu yeni ekonomik önlemlerle kriz hızla çözümlenmiş, ekonomik göstergeler olumluya dönüşmüştür. Bu dönemde eski iktidardan kalan ekonomi bürokratları görevlerini sürdürmüşlerdir. 2002-2006 dönemindeki bahar havası, 2008 Küresel krizin etkisiyle önce durağanlaşmış ardından da gerileme sürecine evrilmiştir. Bir dönem 1 doların 1 lira olacağı konuşulmuş, 10 bin doları geçen kişisel milli gelir ‘orta gelir tuzağı’na yakalanmış ve gerilemiştir. Ülkemizde yaşanan siyasal dalgalanmaların da etkisiyle ancak 2023 yılında kişi başına düşen gelir yeniden 10 bin dolara ulaşmıştır. Temel ekonomik göstergelerin bozulması ve alınan kararların sürdürülebilir olmaktan çıkmasıyla 2023 Baharında seçim sonrası ekonomi yeniden yapıland...

Türkiye Ekonomisi “Yeniden” Küreselleşiyor

Kimi iktisatçılara göre ekonomilerin hızlı ve güçlü kalkınmalarının yöntemi dış yatırımlar ile büyümedir. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan IMF ve Dünya Bankası da bu tür görüşleri benimseyen uzmanlarla çalışmış ve büyük devletler de bu akımının destekçisi olmuşlardır. Ellili yıllardan itibaren dünyanın büyük bölümünde uygulamaya konulan ekonomik programların temel ilkesi liberal iktisat politikası olmuştur. Yeni dönem, kambiyo kısıtlamalarının da kaldırılması ile dünya sermaye ve para piyasalarında serbestliğin başladığı yıllardır. Ancak kalkınmakta olan ülkeler yeterli finans kaynağına sahip olamadıkları için dış yatırımlarla ilişkilerini geliştirmek yolunu seçmişlerdir. Türkiye ekonomi yönetimleri   IMF ve Dünya Bankası üyeliğine karşın 1950-2000 yılları arasında birkaç kez krize girmiş ve IMF uzmanlarının önerisi doğrultusunda ‘istikrar programları’ hazırlayıp uygulamaya koymuştur. Ne var ki elli yıllık dönemde sonunda bankacılık krizi ile yine bir Dünya Bankası uzmanı (D...

Bayram Sonrası Ekonomi ve Piyasalar

Ekonomi yönetiminin kararlı tutumlarıyla, uygulanan program olumlu meyvelerini vermeye başladı denilebilir. Öncesinde Mayıs 2024’de beklenen iyileşme Temmuz olarak düzeltilmişti. İlk sinyallerden biri cari açığın Nisan 2024’te 5.3 milyar dolarla dokuz ayın en yükseği olmasına karşın yıllıklandırılmış da 31.5 milyar dolar ile umut ışığıydı. Dış ekonomik ilişkiler ve ihracatta üyük bir olumsuzluk görülmezken dört yıl sonra ‘döviz rezervi’nin pozitif bölgeye geçişi bir olumluluktu. Aslında yıl başından bu yana Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervi güçlendirme çabası biliniyordu. Hatta TCMB’nın Kapalıçarşı’dan döviz alımları medyada görüntülenmişti. Bankanın verilerine dayanılarak yapılan hesaplamalara göre 24 Haziran haftasında net rezervler swap hariç 11.4 milyar dolara yükseldi. Bunun anlamı 14 Haziran haftasında rezervlerdeki yükseliş 5.4 milyar dolar olarak gerçekleştiğidir. Bu günlerde Londra’da yatırım görüşmelerinde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ...

Küreselleşme Ve Dış Ticaret Yolları

  Küreselleşme ya da globalleşme; ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin alışverişinden doğan bir uluslararası bütünleşme sürecidir… küreselleşme ekonomik olduğu kadarsiyasal, teknolojik ve kültür boyutlu bir süreçtir… Küreselleşme, basitçe gücün ya da etkinin yerel toplulukların elinden alınıp küresel bir arenaye aktarılmasından ibarettir. “Küreselleşme, tüm dünya insanlarının siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan birbirlerine yakınlaşması ve bir bütün olma yolunda ilerlemesidir.” Küreselleşme ve dış ticaret birlikteliği ne 19. Yüzyılda ortaya çıkmış ne de 1980’lerin liberalizm akımları sonucu oluşmuş bir ticari ve ekonomik olgu değildir. Ekonomik anlamda eski çağlara kadar uzanan bir varlığı ve etkinliği söz konusudur. Yüzyıllar öncesinde küresel ticaret, “İPEK YOLU” ve “BAHARAT YOLU” ile gerçekleştirilmiştir. İPEK YOLU, sadece tüccarların değil, aynı zamanda doğudan batıya ve batıdan doğuya bilgilerin, orduların, fikirlerin, dinlerin ve kültürlerin ...