Özal’lı Yıllardan Günümüze İhracat Destekleri
Türkiye Ekonomisinde son 21 aylık ihracat gerçekleşmelerine bakıldığında 2022 yılı Ağustos ayının dışında aylık ihracatların 18-20 milyar dolarlık bir bant içinde seyir izlediği görülecektir. Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere 2022 Ekim – 2023 Eylül döneminde Mart 2023’deki 23 milyar dolarlık sonuç dışında genelde 19-21 milyar dolar bandı aylık ihracat gerçekleştirilmektedir.
|
EKİM 2022 |
21.3 Milyar Dolar |
|
KASIM 2022 |
21.8 Milyar Dolar |
|
ARALIK 2022 |
22.8 Milyar Dolar |
|
OCAK 2023 |
19.3 Milyar Dolar |
|
ŞUBAT 2023 |
18.5 Milyar Dolar |
|
MART 2023 |
23.5 Milyar Dolar |
|
NİSAN 2023 |
19.2 Milyar Dolar |
|
MAYIS 2023 |
21.6 Milyar Dolar |
|
HAZİRAN 2023 |
20.8 Milyar Dolar |
|
TEMMUZ 2023 |
19.9 Milyar Dolar |
|
AĞUSTOS 2023 |
21.6 Milyar Dolar |
|
EYLÜL 2023 |
22.6 Milyar Dolar |
Son 12 Aylık İhracat Rakamları
İhracatın bu dengeli ve kimi zamanda
gerileyen performansının ilk etkilediği ekonomik parametre dış ticaret açığı ve
ikinci olarak da ‘cari açık’ değeridir. Ekonomimizin bu iki parametresi ulusal
gelirden başlayarak dış borç servisine kadar bir çok ekonomik olguyla yakından
ilgili olduğu gibi ekonomimizin güçlülüğünün temel göstergeleridir. En
güvenilir döviz girdilerinden olan ihracat gelirlerinin yetersizliği
rezervlerden başlayarak dış borçlanma ve maliyetini (CDS’ler ve dış sermaye
piyasalarında faizin belirlenmesi gibi) olumsuz etkileyecektir. O nedenle
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın 5 Ekim günü ihracat finansmanına
desteğini içeren ‘uygulama talimatı’nın önemi çok büyüktür.
Ekonomi yönetimi’nin bu uygulama
talimatı hem genel ekonomi hem de dış ticaret sektörüne yararlı bir destektir.
Çünkü ihracatımız son iki yılda dünyadaki gelişmelerin de etkisiyle durağan bir
seyir izliyordu. Ayrıca ihracatı teşvik eden reeskont kredilerine erişim ve
maliyetlerde sıkıntı yaşanıyordu. Ekonomi yönetiminin sıkı para politikası
uygularken, seçici kredi mekanizmalarıyla üretim ve ihracatı desteklemesi
sektörün oda ve meslek kuruluşları tarafından da olumlu karşılanmış bulunuyor.
Talimat kısaca şöyle:
“Bankalara
gönderilen uygulama talimatında Merkez Bankası’nın ihracat ve döviz kazandırıcı
hizmetler reeskont kredileri faizi hesaplama yönteminde yaptığı değişikliğe yer
verildi. Buna göre resskont kredilerinin toplam faiz maliyeti, Merkez Bankası
politika faizi seviyesini aşamayacak. Bu kararla ihracatçıların kullandığı
kredilerin maliyetinin 15 puan azalacağı öngörülüyor. Merkez Bankası, firma
reeskont limitlerini ise KOBİ tanımında yer alan mali kriterin yüzde 50’si
kadar belirleme kararı aldı. Karar göre, mikro işletmeler için reeskont limiti
5 milyar lira, küçük işletmeler için 50 milyon lira, orta ölçekli işletmeler
için de 250 milyon lira olarak güncellenecektir.”
Böylece ihracatçıların, finansman
maliyetlerindeki bu düşüşü önümüzdeki aylarda avantaja döndürerek ihracata ivme
kazandırılmış olacak. Ülke döviz girdilerini geçmiş yıllarda da bu yöntemle
arttırmak için çeşitli politikalar ve uygulamalar hayata geçirilmişti.
Bunlardan en önemlisi yine böyle ekonomik sıkıntılardan sonra uygulamaya
konulan programlardır.
Örneğin, 24 Ocak kararları’nın
başarısızlığından sonra 1983 yılında kurulan Özal Hükümeti Ekonomik İstikrar
Programı’nın ağırlığı ihracat ve tekstil sektörüydü. Her iki sektörün yatırım
maliyetleri büyük olmadığından kolaydı.
Ancak her iki sektör de kısa sürede döviz gelirleriyle ülkeyi 70 sente muhtaç
olmaktan kurtarabilirdi. Ama, yeterli desteği kamunun/devletin vermesi
gerekiyordu. Ayrıca kararların ve uygulamaların hızla gerçekleştirilmesi için
önlemler alınmalıydı.
Önce bürokratik yapıdan başlandı ve yeni
bir Müsteşarlık kuruldu: Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı.
İhracat ve teşvikle ilgili icracı Genel Müdürlükler Müsteşarlığı’nın bünyesine
alındı. Ayrıca ihracatçıları kredi, finansman ve vergi konularında
desteklediler. İhracat dövizlerini kısaca ‘vergi iadesi’ denilen bir sistemle
Hazine tarafından primle desteklediler. Sonradan “hayali ihracata” dönüşen bu
yeni sistem, çok yararlı oldu ve bir süre sonrada kaldırıldı.
Keza, Türkiye’nin Rodos Adası kadar olan
turizminin yatak kapasitesini arttırmak için de Kalkınma Bankası aracılığı ile
turizm kredilerine yüzde 90’lara kadar teşvikler verildi. Bugünlerde milyona
ulaşan turizm sektörü yatak kapasitesi o günlerin yatırım ve teşvik
politikasının sonucudur. Turizmde bu yılın döviz geliri hedefi 50 milyar dolar
ve gelecekte 100 milyar dolardır. Böylece dış ticaret açığı ve cari açık
iyileştirildi.
Sonuç olarak 1983-1987 yılları
Türkiye’nin ekonomik parametrelerinin (milli gelir, ticaret ve döviz dengeleri)
hızla ve güçlü biçimde iyileştiği yıllar oldu. Umarız son uygulama talimatı ile
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ‘İhracatçı Adımı’ da böylesine sonuçlar
oluşturur.
Yayın Yeri: Ekonomim Gazetesi
Yayın Tarihi: 13 Ekim 2023
Yazar:
Şerif Yüksel
Raif Bakova
Yayın Linki: https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/ozalli-yillardan-gunumuze-ihracat-destekleri/711494
Yorumlar
Yorum Gönder