Ekonomi’de İlk Çeyrek ve ‘Dış Ticaret Açığı’
“Ödemeler dengesi, geniş anlamıyla, bir
ekonomide yerleşik kişilerin diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurt
dışındaki yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik
işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki bir
rapordur. Ödemeler dengesi istatistiklerinin toplanmasına ilişkin uluslararası
standartlar, Uluslararası Para Fonu (IMF) üye ülkelerine yol gösterici olarak
hazırladığı Ödemeler Dengesi ve Uluslararası Yatırım Pozisyonu El Kitabı’nda
yer almaktadır. Bu doküman aynı zamanda ödemeler dengesi istatistiklerini
ülkeler bazında karşılaştırmaya da olanak tanır.”[1]
Ekonominin bazı göstergelerinin (büyüme,
enflasyon, dış ticaret açığı ve cari açık gibi parametreler…) oldukça duyarlı
olduğu bir dönemden geçilmektedir. Böylesine kritik dönemin ‘çeyrek sonuçları’
ekonominin geleceğine ilişkin tahminleri oluşturmakta temel veridir ve de
önemlidir. Bu yazımızda 2023 yılı 1.çeyrek (Ocak-Mart) dönemine ilişkin dış
ticaret verilerinin durumu ve yıl içindeki gelişimleri ile yurt dışına
yansımaları üzerine durulacaktır.
Bir ekonominin işleyişini belirleyen
birçok gösterge ve veri seti bulunmaktadır. Bu makalemizin ana teması ödemeler
dengesinin önemli göstergelerinden ‘dış ticaret dengesi’nin 2023 yılı 1.çeyrek
sonucudur. Ancak bu dengenin sağlıklı ve sürdürülebilir olması ödemeler
dengesinin diğer kalemleri ile ilişkilidir. (İhracat, turizm, doğrudan yatırım
ve net hata noksan gibi..)
Literatürde; Dış Ticaret Dengesi,
ödemeler dengesinin mal ve hizmet ihracat ve ithalatının parasal değer
cinsinden gösteren bölümüdür. İhracat ve ithalat eşitse ‘dış ticaret denkliği’,
ihracat ithalattan büyükse ‘dış ticaret fazlası’, küçükse, ‘dış ticaret açığı’
söz konusudur.
Mal dengesi (Dış ticaret dengesi):
İhracat – İthalat.
(Türkiye’nin yurt dışına yaptığı mal
satışları yoluyla elde ettiği döviz tutarından yurt dışından yaptığı mal
alışları için ödediği döviz tutarı düşürülür ve mal ya da dış ticaret dengesi
bulunur.)[2]
Türkiye ekonomisinde –uluslararası
kurallara göre- belirlenen Mart 2023 ve Ocak-Mart verilerini, bu konuda yetkili
iki kamu kurumu (Ticaret Bakanlığı ve TUİK), görsel ve yazılı basın aracılığı
ile açıklamış bulunmaktadır. Veriler şöyle;
“Mart ayında ‘dış ticaret açığı’ bir
önceki yılın aynı ayına göre 0.9 artarak 8.34 milyar dolara yükseldi. İhracatın
ithalatı karşılama oranı 2022 Mart ayında yüzde 73.2 iken 2023 Mart ayında
yüzde 73.9’a yükseldi.”
Türkiye ekonomisi Mart ayında 8.34
milyar dolarlık dış ticaret açığı verdi.
Ocak-Mart döneminde dış ticaret açığı
yüzde 30.7 artarak 26.5 milyar dolardan, 34.7 milyar dolara yükseldi.
Bu rakam, veri setinin en yüksek
çeyrekli açığına işaret etti.
İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022
Ocak-Mart döneminde yüzde 69.4 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 64’e
geriledi.
Bir ekonominin büyümesinde ve sağlıklı
yapısı konusunda ‘dış ticaret fazlası’ verileri ve ihracatın ithalatı karşılama
oranı önemli etkenlerdir. 2023 yılı ilk çeyreğinde bu konulardaki sonuçlar
ekonomik endişeler taşımaktadır. (Gazetemizin 4 Mart 2023 sayılı nüshasında
yayımlanan makalemizde bu endişelerden söz etmiştik.)
Gerek Türkiye ve gerekse Avrupa
ülkelerinin benzer ekonomik sorun ve gelişmelerinin yer aldığı Uluslararası
Para Fonu’(IMF)nun ‘Avrupa Bölgesel Ekonomik Raporu’nun tespitleri de benzer
içerikle yayımlanmıştır;
“Uluslararası Para Fonu (IMF) Avrupa’nın
bu yıl için büyüme tahminini 0.2 puan arttırarak 0.8’e yükselttiğini bildirdi.
Raporda, Türkiye Ekonomisinin bu yıla ilişkin ekonomik büyüme tahmini 0.3 puan
azaltılarak yüzde 2.7’ye çekilirken, gelecek yıla ilişkin büyüme tahmini 0.6
puan arttırılarak yüzde 3.6’ya yükseltildi.”
Dış ticaretimizin yüzde 40’ından
fazlasını oluşturan Avrupa’nın raporda birçok sıkıntılarla karşı karşıya olduğu
anlaşılıyor. Hane halkı gelirlerinin azaldığı bu ülkeler enflasyonun yanısıra
resesyon tehlikesi içindeler. IMF, aynı raporda, finansal istikrar riskinin
kontrol altına alınamamasının krize ve düşük büyümeye yol açabileceği
uyarısında da bulunuyor.
Ekonomide ilk üç ayın verileri dış
ticaret açığı başta olmak üzere 2023 yılında büyümede de sorunlar yaşanacağını
göstermektedir. Dış ticaret partnerimiz olan ülkelerinin durumu da çok iç açıcı
değildir ve bu durum uluslararası kuruluşlar (IMF) raporunda yer almaktadır.
Özetle, Türkiye ekonomisinin dış ticaret
açığı ve büyümesi konusunda 2023 ilk çeyreğinin verileri ve tahminleri yılın
zorlu geçeceğini göstermektedir. Avrupa’nın sorunları dış ticareti olumsuz
etkilese de dış ticaret açığını -her zaman olduğu gibi- turizm döviz
gelirleriyle kısmende olsa karşılamak mümkündür.
Nitekim bugünlerde İzmir’de bir tesisin
açılışında medyaya değerlendirmede bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, 2023
ilk çeyreğinde 7.8 milyon ziyaretçinin ağırlandığını ve 8.6 milyar dolar
civarında gelir elde edildiğini ifade etmiş.
Yorumlar
Yorum Gönder